11 Şubat 2015

Günlük-5

Ne zamandır yazamadığımın farkına varmışsınızdır heralde sayın izleyici. Varmamışsanız da bu sizin ilgisizliğinizdendir. Yapacak bir şey yok. Hepsi benim suçum. Çünkü kendimi bilinmezliklerin koridorlarına ittim. Oralar gerçekten çok karanlık ve gerçekten çoğunlukla nefes alamıyorum.

Dün kardeşime bir kaç düşüncemden bahsettim. Okumayı çok sevdiğimi ve aslında benim yerimin okulun koridorları, kütüphaneler olduğunu ekledim. Sen ineksin dedi kısaca. Zaten bu kadar çok oyun oynamandan belli diye açtı düşüncesini. Kafam o kadar yoğunmuş ki, boşaltmak için oyuna sarıyormuşum. Aniden hak verdim. Çünkü ben oyun oynarken -ki aldığım her telefonda, bilgisayarda ve boş kaldığım tüm zamanlarda kendimi mutlu hissediyorum. Aslında düşünmem gereken şeyleri düşünmediğim zaman.

Şu an izlediğim filmin etkisiyle (apollo13) ay'a fırlatılmak istedim. İsteksizce seçildiğim ay yolculuğunda, straposferden çıkmadan paramparça olan ay aracıyla toz bulutlarına dönüşüp, dünyaya yağmak istedim. O an yaptığım hataların bilincine varıp, tövbe etmenin geç kalmışlığına pişman olup; tekrar dünyaya dönsem de aynı hataları yapmasam düşüncelerine savruldum.

Ben gerçekten çok sıkıldım. Hiç birinizin algılayamayacağı kadar çok.

1 yorum:

  1. Keşke uzaya fırlatılma şansımız olsa.
    Mesela ben uzayda yaşamak istiyorum. Sessiz sessiz. Boş.

    YanıtlaSil

Bi sesin çıksın..