23 Ağustos 2016

Duygularını Bastırma!



Gözyaşları güçsüzlüktür!

İmrenme yıkıcıdır.

Ve kızgınlık yanlıştır!

Neredeyse hiç bir şey hissetmemeliyiz gibi. Bütün hayatımızı duygularımızı gizleyerek geçiriyoruz. Gerçek hislerimizi saklayarak. Sonra da neden bu kadar stresli, kaygılı ve depresyonda olduğumuzu merak ediyoruz.  Sadece onları serbest bıraksak ne olur? Hissettiğimiz bütün duygulara direnmeyi ve onlardan utanmayı bıraksak? Ve hissetmenin yanlış olduğu duygular aslında tamamen doğalsa?

Beş tane doğal duygu var. Ve onları anlamak için bir haritaya ihtiyacımız var.

KEDER: istemesen de hoşçakal demene izin veren şey. İfade etmenin çok doğal olduğu bir duygu. Ama keder bastırıldığında depresyona dönüşür.Sen kederi kontrol edersin, depresyon ise seni kontrol eder.

KIZGINLIK: hayatta kalmamız için gerekli olan koruyucu ve ilkel iç güdü. İfade etmenin çok doğal olduğu bir duygu. Ve asla biri için zarar verici ya da tehditkar olmak zorunda değil. Ama kızgınlık bastırılırsa hiddete dönüşür. Sen kızgınlığı kontrol edebilirsin, hiddet ise seni kontrol eder.

İMRENME: Başarılı birini gördüğümüzde bize ilham veren şey. Ve bizi en yükseğe tırmanmaya ve olabileceğimizin en iyisi olmaya sevk eden şey. İfade etmenin çok doğal olduğu bir duygu. Ama imrenme bastırılırsa kıskançlığa dönüşür. Sen imrenmeyi kontrol edebilirsin, kıskançlık ise seni kontrol eder.

Bütün bu duygular KORKU dan kaynaklanır. Hissetmenin çok doğal olduğu bir duygu. Korkularımız bizi koruyan iç güdülerimiz. Yüzleşilmeye ve ifade edilmeye ihtiyaç duyulan korku, bizim en yüce duygumuz olan SEVGİ nin bir ifadesi. Çözüm hissetmeyi durdurmak değil,  o başlangıç.

Yukarıda okuduğunuz yazı bir arkadaşımın paylaşmış olduğu videoda geçen cümlelerdir. Çok mantıklıca geldi, paylaşmak istedim. Duyguların birbirleri ile bağlantılı olduğunu, hareket hiyearşsine göre düşünmeden sevilemediğini bile iddia eden bir insan olarak; altına imzamı atmak gerçekten isterdim. Duyguların bastırıldıkça elimizden çıkıp gittiği, sinirlenince ve üstüne gitmeyince daha da büyüdüğünü de eklemek isterim. Keşke bastırmadan sevdiğimizi söylüyor gibi, nefret ettiğimizi de haykırabilsek.

Bir de işin en kötü yanı ne biliyor musun sayın okuyucu; bir şey ne kadar büyükse; acısı da o kadar büyük oluyor. O yüzden kimseyi büyük sevmeyin, büyük üzülmeyin, büyük kırılmayın ve büyük korkmayın. 

12 yorum:

  1. Hepsini ama hepsini önce bastırıyorum, sonra hazmetmeye çalışıyorum, hazmedemedim mi? O zaman da üstüne bir bardak soda içiyorum ;) dalga geçmiyorum, çok ama çok ciddiyim.

    Eskiden öfkeli, duygularına yenik düşen bir insandım. Anlık tepkiler verirdim. Sonra ciddi problemler yaşadım ve bir daha aynı hataları yapmamak üzere kararlar aldım.

    Şimdi ise işi bir adım daha üste taşıdım; olumlu olanlar hariç duygularımın hiç birini çevreye yansıtmıyorum.

    İşin ilginç yanı, çevremdeki beni üzen ya da kızdıran etkenler o kadar azaldı ki :)

    paylaşım için teşekkürler ve de sevgiler ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. büyük erdem gerçekten. olabildiğince de zor. Umarım ben de öyle olurum. Keşke olsam :(

      Sil
  2. Hepsini ama hepsini önce bastırıyorum, sonra hazmetmeye çalışıyorum, hazmedemedim mi? O zaman da üstüne bir bardak soda içiyorum ;) dalga geçmiyorum, çok ama çok ciddiyim.

    Eskiden öfkeli, duygularına yenik düşen bir insandım. Anlık tepkiler verirdim. Sonra ciddi problemler yaşadım ve bir daha aynı hataları yapmamak üzere kararlar aldım.

    Şimdi ise işi bir adım daha üste taşıdım; olumlu olanlar hariç duygularımın hiç birini çevreye yansıtmıyorum.

    İşin ilginç yanı, çevremdeki beni üzen ya da kızdıran etkenler o kadar azaldı ki :)

    paylaşım için teşekkürler ve de sevgiler ;)

    YanıtlaSil
  3. Valla benim durum biraz karışık. Henüz çözemedim ama duygularımı gizleyebilen biri de olamadım. Gizlemeye de çalışıyorum. Ne yaptığım belli değil.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bende çoğunlukla i,çime atıyorum. attıkça büyütüyorum. her şey daha da zorlaşıyor :(

      Sil
  4. This is so inspiring! I love the post:)

    irenethayer.com

    YanıtlaSil
  5. Psikiyatride kuraldır,duygular bastırılmamalıdır,yoksa yazdığın gibi yön değiştirip baş edilmesi daha zor olanlarla yer değiştirirler.İnsanız ve zayıfız,elbetteki yazdığın duyguların hepsini yaşıyoruz ve yaşayacağız.Duygularımız taze ve masumken ifade etmeli ve hesaplaşmalıyız.Kızdığımızda bizi kızdırana kendimizi anlatmalıyız,imtendiğimizde de imrendiğimizi...Anlayan anlar ve o gerçek dostur,anlamayandan da uzak dururuz ki çzayen hayatımızda olması bizim için zararlıdır.Sözün özü konuşup kendimizi ifade etmeliyiz.Bir de bu Irene kimse,sabahtan beri gezdiğim bir çok bloga aynı yorumu ama tıpa tıp aynı yorumu bırakıp gitmiş.Bak mesela,bana bu yorumu bırakırsa ben ona soracağım,kimsin ve niye herkese aynı yorumu bırakıyorsun dşye.Böylece şüphe duyup endişemi büyütmek yerine,o kişiye kendini ifade etme şansı tanıyacağım,hihihi

    YanıtlaSil
  6. Bu yazıdan kendimizle daha doğrusu duygularımızla barışık olmalıyız anlamı çıkıyor...Çoğumuz bunu başaramıyor ne yazıkki...

    YanıtlaSil
  7. Hep kimse kırılmasın, aman dargınlık olmasın diye diye tansiyon hastası olduk iyi mi? Ben hastalanacağıma karşımdaki ayağını denk alsın. :)

    YanıtlaSil
  8. Kendine gelmek yada başkalarında kaybolmak...

    YanıtlaSil
  9. Kendine gelmek yada başkalarında kaybolmak...

    YanıtlaSil
  10. bu hiçte kolay değildir, bunu bilen bilir

    YanıtlaSil

Bi sesin çıksın..