23 Haziran 2011

Güzellik Vs Çirkinlik

Evet bu iki kavram birbirinin tam zıttı gibi duruyor değil mi.? Birisi mükemmelliğe tekabül ederken diğeri iğrençlik.. Güzeli herkes severken, çirkini kimse sevmez. Çünkü çirkin iticidir.. Kötüdür..

Güzellik ve çirkinliği etrafınızdaki her şeyle ölçeceğiniz gibi, insan üzerinde de ölçebilirsiniz. Kadına güzel derken erkeğe yakışıklı deriz ya şimdi ikisine de güzel dediğimizi farzederek "insan" figürüne bakalım. İnsanlar için yapılan güzellik yarışmalarına bakalım mesela. "Kainat güzeli" denilen kadın veya adamın gerçekten öyle olduğunu düşünen kaç kişi var acaba? Mesela güzel de neye göre güzel? O kişiyle evlenir misin? Yoksa sadece ona bakarak mı yaşayabilirsin? Yoksa aslında güzel bile değil mi?

Peki ya çirkin? Şu adama bak, ne kadar da çirkin dediğiniz oldu mu hiç? Neden çirkin ? Çirkinliğinizi neye göre ölçüyorsunuz mesela? Çirkin adam veya kadını evinize mi almazsınız çocuğunuz olsa? Ya da çirkini yanınızda mı gezdirmezsiniz? Yoksa çirkinle aynı okula mı gitmezsiniz?

Ya da "Ben güzele güzel demem, güzel benim olmadıkça!" diyenlerden misiniz? Yani anlam yüklemenin varlığından haberdar mısınız? Güzel veya çirkin diye bir şey yoktur sayın izleyici. Sadece yüklediğiniz anlamlar vardır. Kendi duyularınıza uygun olana güzel, olmayana çirkin dersiniz. Kafanızda türettiğiniz o her ne ise, işte o güzeldir. O'ndan uzak olan ise çirkin.. Çıkacağım sonuç; insan bencildir. Her ne kadar bencil değilim deseniz de çirkin ve güzeli seçerken bile bencilliğinizle seçersiniz. 

Aslında güzel anlamlar yüklemek çok da zor değildir. Yaratılan her şeydeki o mükemmeliğin farkına varmak, bir sürü insanın bile çirkin dediğine güzel diyebilmek ne büyük bir erdemdir. Sizin çirkin dediğiniz şeylerin de güzelliğine varıyorum. Çünkü onlar aslolanı görmeme neden oluyor.. :/

17 Haziran 2011

Mahalle Baskısı Dediğin Nedir ki?


Biz ne mahalle baskıları gördük? Gördük mü gerçekten? Okullarda başörtü sorununun ortadan kaldırılması gündeme gelince insanlarda oluşan o meşhur mahalle baskısı korkusundan bahsediyorum. Dün karşılaştığım bir olay üzerine yazmalıyım bu konuyu dedim..

Mahalle baskısı ile açılan bir arkadaştan bahsedeceğim size. Evet, yanlış duymadınız, kızımız kapalıydı fakat dün açıldığını gördüm. Hop ne oluyo bile demedim. Ben kimseye karışma ve sorgulama hakkını kendimde bulmam asla. Yaratan bile karışmıyorsa, benim ne haddime! Kız "Bir değişiklik görmüyor musun?" deyince söyledim başörtü eksiğini. "Millete dayanamadım" dedi sesini titreterek. Öyle kapalılık mı olur, oran açıldı, buran göründü diyenlerden o kadar bıktım ki, açıldım tamamen, dedi.

Kapalılık gerçekten zor iş. Özellikle de etrafınızda hiç kapalı yoksa ve bu işi bilmiyorsanız. Görerek öğrenilir bazı şeyler. Yeni kapandığından öğrenme döneminde olan kızı mahalle o kadar baskı altında tutmuş ki, başlarım böyle kapalılığa demiş kız sonunda. Şimdi ne mi oldu? Askılı, şortlu oldu.

Mahalle baskısı ile açılan bir kızcağız. Bir de internette dolaşan fotoğraflar var. Geçenlerde facebook'ta bir grup gördüm. Babanem yaşında bir kadıncağızın fotoğraflarını paylaşmışlar. Kadın, pazarda meyve seçiyor. Az eğilmiş, eğilince fotoğrafını çekmişler. Açıkta bir yeri yok, ters bir durum da yok. Bunu afiş edip, dalga konusu yapmışlar. Kapalılığa bak demişler..

Aslında burada kadınların tümüne bir hakaret söz konusu. Açıkken kimsenin umrunda değilsin. Sen zaten cehennemliksin modunda herkes. Ama kapalıysan her şeyinle mükemmel olmalısın. Tamam müslüman kadın, örnek olmalıdır. Ama bırakın insanları, görerek, okuyarak öğrensinler. Aşağılayarak öğretemezsiniz. Kızarak ve insan içinde rezil ederekte öğretemezsiniz. Ancak soğutursunuz. Ha pardon, sizin de tam olarak yapmak istediğiniz bu değil mi? Soğutmak, vazgeçirmek. Tebrik ediyorum 1-0 öndesiniz öyleyse!

Müslüman kadın bakılınca müslüman olduğu belli olmalıdır. Örtünmek ise yalnızca Müslümanlıkta yoktur. Hristyanlıkta da vardır. Bir kitaplarında (onların çok kitabı var) saçların örtülmesini, örtülmüyorsa da kazıtılmasını söyler. Şunu da eklemeden edemicem, Türkiye hariç hiç bir ülkede, dünyanın hiç bir yerinde "Müslümanlıkta türban yoktur" diye bir söylem yapılmaz. Yapılamaz çünkü. Dinin gerekleri açıkca bellidir. 

Gelelim kapalı ve açık arasındaki o ince çizgiye. Müslüman kadın böyle mi olmalıdır diye fotoğraflar paylaşıp dururlar. Kapalı kadınların otobüse binerken açılan bacaklarını çekerler, giyindikleri elbiseleri çekerler, garip garip şeyler paylaşırlar. Peki ya açık kadınlar? Açık kadınlar müslüman değil midir? Nice kadınlar vardır ki, iki göğsünün arasını bile rahatlıkla ortaya atarlar Kur'an da açıkca geçmesine rağmen iman tahtası.. Onları kimse uyarmaz. Varsa yoksa kapalı kadının hataları. Yoksa açık olunca hatalar göze batmaz mı? Hepimiz aynı yerde, aynı şartlar altında tartılmayacak mıyız yoksa? Öldükten sonra siz şuraya ayrılın, siz yanmıcaksınız demicek kimse bize. Yaptıklarımızla yüzleşicez. İnsanların arkasından atıp tutanlara, açık kadınları-kapalı kadınları aşağılayanlara, kadın ırkını küçültenlere hakkımı  helal etmiyorum! Bir de sen mükemmel misin ki millete laf söyleyebilme hakkını kendinde görüyorsun!Hadi bakalım..
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...