23 Ekim 2017

Günümüzün Görgüsüzlükleri


Eskiden parası olmayan, aniden çokça parayı bulan insanlara görgüsüz derlerdi. Bu insanlar ani gelen paranın etkisiyle olmadık hareketler yapar, her şey ile övünürlerdi. Günümüzde öyle mi? Değil! Çünkü günümüzde herkesin parası var, herkes mutlu ve herkesin övünecek bir şeyi var hayatında. Yani en azından sosyal medyada öyle.. Ben de bu gördüklerimden derlediğim ve muhtemelen ikinci yazı dizisi gelecek olan yazıma başlıyorum.

Bakın! Benim sevgilim var!

Genellikle sevgili yapan yeni yetmelerde görünür bu. Hemen ilişki durumu değiştirilir. Birlikte fotoğraflar eklenir. Bu fotoğrafları ailelerin görmemesi için gereken ne ise o yapılır. Eğer ailesinin haberi varsa profil fotoğrafı bile değiştirilir veya var olan hesap kapatılıp beraber bir hesap açılır ki bu en ama en acınası durumdur. O hesabı kimin kullandığını bilmeden paylaştığınız fotoğrafı aslında kimin beğendiğini veya verilen yoruma nasıl yanıt vereceğinizi bilmezsiniz.

Bakın! Ben sevgilimden ayrıldım.

İlişkinin başlangıcı ne kadar şatafatlıysa, ayrılışı da bir o kadar şatafatlıdır. Ayrıldığını ilan eder etmez, albümlerindeki 1920 fotoğraf kaldırılır. Yorumlar silinir. O kişinin arkadaşları başta olmak üzere bir sürü insan silinir ve yeni bir ilişkiye açığım ben imajı verilmek üzere tek başına ve çoğunlukla müstehcen fotoğraflar paylaşılır. Veya bir sürü yerde check-in yapılıp, unuttum seni imajı verilmeye çalışılır ki o kişiyi tanıyan herkes aslında ne büyük bir acının içinde debelenip durduğunu gayet iyi biliyordur..

Ben nişanlandım!

Tamam nişanlan zaten. Hatta bunu da duyur, sünnettir. Fakat daha dün eski sevgilinle paylaştığını binlerce fotoğrafı silmişken bugün neden çekilen tüm fotoğrafları, ahmet amcan burnunu karıştırırken ki fotoğraf da dahil olmak üzere gözümüze sokuyorsun acaba? hele o çirkin ellerine sokuşturduğun tek taşlı fotoğraf olmazsa olmazı mıdır bu nişan gününün? Ya da çikolatası? Ya da çiçeği.. Ah bir de bunun bohça olayı var ki, akıllara zarar. Bohça açılırken ki o surat hallerinin hepsinin ayrı bir çözümlemesi olabilecek durumdadır. Fakat hepimiz tüm içtensizliğimizle beğeniriz o fotoğrafları..

Ben evlendim!

Evet, senin evlendiğini anlayabilmemiz için 250 fotoğrafına bakmamız gerekiyordu. Bu amme hizmetini yaptığın için ne kadar teşekkür etsek az. Hele ki yatak odana kadar tüm ayrıntılarını paylaştığın yeni evine, sunum sofralarına, o pembeli takımlarına o kadar muhtaçtık ki, geceleri uyuyamıyor, gündüzleri yataktan kalkamıyordur. Eminim en güzel ev senin ki, en güzel sunumlar senin ki ve en mutlu hayat senin ki..

Ben hamileyim!

Eskiden hamilelikler saklanırmış. Hayır saklama ama rahminin fotoğrafını da paylaşma anacım. Banane senin o siyah lekeli baktığımda hiç bir şey anlamadığım ultrason fotoğrafından? Zaten onu paylaşmasan ben senin hamile olduğuna katiyen inanmazdım. Bir de bunun " biz aslında burda 3 kişiyizz yeaa" versiyonu vardı ki, ben küçükken annem bir fotoğrafını gösterip o şakayı yaptığında "anne ne saçmalıyorsun "dediğimde açıklamasını yapmış "ömrümde böyle saçma bir şey görmedim" dediğimde konu kapandı sanıyordum. 25 yıl sonra tekrar böyle muhabbetle karşılaşmak, tüylerimi ne kadar diken diken etti. Evet hamilesin, çok sıkıntılısın, çok miden bulanıyor.. İyi de bana ne?

Bakın çocuğum oldu!

Hamileliğinin hafta hafta takibini doktoru ile birlikte bizler de yaptığımız kızımız sonunda doğurdu. Doğunca bu çile bitecek sanıyorduk fakat öncesinde yaptığı baby shower ile aslında şovun yeni başladığını bizlere göstermiş oldu. Doğmamış bebeğin gösterişini yapıp sofraları donatıp, kafasına tacını taktıktan ve yaptırdığı aptal pastasını anlamını veremediğimiz bir şekilde üfledikten sonra doğumu gerçekleşti. Hastaneye onca şeyi taşıyıp bir de orada süslemeler yapıldı. Hamile insanın düşüncesi çocuğumu doğursam da rahatlasam olması gerekirken, şu süsler birbirine uymuş mu, bak fotoğraflarda nasıl çıkacak olmaya başladı. Doğum fotoğrafçılığı denilen annenin rahminden çıkarken bebeğin çekildiği, o en kötü hallerin yer aldığı albümler paylaşılmaya başlandı. Hadi etrafın paylaşır. Peki ya sen? Daha epidural anestezi geçmemişken eline telefonu alıp paylaşım yapmak nasıl aklına geliyor, aklım almıyor.. Ha bir de çocuğu paylaşmak var. Mesela ayak paylaşırlar, aman nazar değmesinmiş. Ya da suratına çeşitli hayvanlar, kalpler çiçekler falan koyarlar. Sanki 5 ay sonra her adımını bizimle paylaşmayacak gibi yeni doğanın neye benzediğini anlamayalım diye hayvana börtüye böceğe benzetirler. 

Ay çocuğum sıçtı

İlk kusmuğu, ilk kakası, ilk babası, ilk bilmem nesi derken tüm ilklerini birlikte yaşarız bu çocukların. Herşeylerini annelerinden çok bilmeye başlarız. Kötü niyetli insanlar için nimet olan bu mecrada bebeklerin özel yaşamına tecavüz söz konusudur, hemde ana babası tarafından. İşin kötü kısmı, çocuğumu ifşa ediyorlar diye ağlayacak olan bu tipler, her gün bir paylaşım yaparak beynimizi sömürürler.

Biz çok mutluyuz

Yeni evliler veya yeni sevgililerde vardır bu. Sanki hiç kavga etmezler. Aman Allah'ım, o fotoğrafların altına ne yorumlar ne sevgi sözcükleri. Hadi sevgililer az görüşüyor deriz, sineye çekeriz. Peki ya evli kadın erkeklere ne demeli? Karısının fotoğrafını paylaşıp "karıcım seni çok seviyorum" diyen mi ararsın, karısının paylaşımın altına aşkını döşeyen  mı dersin.. Sanki akşama görüşmeyecek. Sanki sabah yanından ayrılırken kapıdan çıkarken akşama şunu almayı unutma hee dediğinde off yine mi ya dememiş gibi saçma sapan gereksiz sevgi sözcükleri. Özeliniz özelinde kalsın, sevginiz özel kalsın bari! Ama yoook.. Gelin onu da ağzımıza sokun. Çünkü en ideal eşler sizlersiniz. Aman kocacığını ne çok seviyorsun, aman karıcığınsız yapamıyorsun. e tamam da bize ne? Siz zaten evlenmişsiniz.

Araba kullanabiliyorum ben.

Özellikle kadın ırkında çokça karşılaşılan bir durum. "Offf yine mi trafik" derler. Sanki o trafiği biz yapmışız veya onu zorla o akşamki konken partisine davet etmişiz gibi. Derdi trafiği çekmek olsa, camı açar, telefonunu dışarı çıkarıp gerçekten sanatsal bir trafik fotoğrafı çekebilir nitelik olan insanlar direksiyon başında (eğer lüks arabadaysa arabanın logosunu da gösterecek biçimde) fotoğraf çekerler. Ya da snap atarlar. Ya da ne bileyim öyle salak haraketleri vardır. Ya da arabada giderken çalan müziğe eşlik ederek video çekerler. Evet anladık, araba kullanıyorsun. Çünkü 70 milyon insanda araba kullanabilen 3 kişiden biri de sensin, maşallah.

Ben kıyafet ikonasıyım

Giydiği birbirinden alakasız kıyafetlerle saçma salak pozlar verirler. Hemde çocuk annesi falandır bunlar. Hani bekar, yeni yetme küçük bir kız çocuğu olsan neyse. Onlara yakışır. Ama artık senin çocuklarınla ilgilenme vaktin gelmişken, tek başına saçma sapan yerlerde yere bakarak, gök yüzüne bakarak, chanel mankenleri gibi pozlara girmene gerek yok. chanel o kıyafetleri mankene giydirince güzel duruyor evet ama senin o cahil duruşunda durmuyor. Cehalet her zaman başa bela..

Çözüm önerisi:

ilk başta sinirimi bozan insanları takipten çıktım. Dün ne olduğunu bildiğim, bugün sosyal medya ile yükselişe çıkmaya çalışan ve aslını unutan insanların bu hareketlerine katlanamadığımdan hemen göz ardı ettim. Sonra baktım olacak gibi değil. Kendimi boş yere günaha sokuyorum. Tüm sosyal medya uygulamalarını telefonumdan sildim. Artık telefonum o kadar da akıllı olmayabilir bu durumda. Fakat telefonumla daha az zaman geçiriyor, daha az insana sinirleniyorum. Zaten elit insanları takip ediyorum artık. Bilgisayardan takip edip, paylaşımlarını beğenmeye devam ediyorum. Şimdilik çözüm olarak bunu buldum. Bakalım.. 

29 yorum:

  1. Şu an instagramda ben de aynısını yapıyorum. Görgüsüzleri lidteden çıkarıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. en mantıklı hareket bu olsa gerek. yoksa insanı durduk yere günah sahibi yapıyorlar :)

      Sil
  2. Böyle atarlı yazıları nedense çok seviyorum. Buram buram samimiyet kokuyor.

    Ve seni ayakta alkışlıyorum. :)

    Açıkçası ben yazında da bahsettiğin gibi, özel şeylerin paylaşılmasını sevmiyorum. Hatta nefret ediyorum.

    Ha şu da var tabi ki, benim çıplak yazar hesabım dışında kullandığım şahsi hesaplarım da var. O hesaplarda da sadece çok yakın arkadaşlarım ve ailem var. Yani yabancı hiç kimse yok. Bu yüzden özelimi yine benim için özel olan insanlarla paylaşıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim :) benim tek bir hesabım var, normal paylaşımlar yaptığıma inanıyorum. görgüsüzlük yapıyorsam uyarın pls :))

      Sil
  3. Tabiri caizse bir sidik yarıştırma söz konusu. En iyi hayat benim, her şeyin en iyisine ben sahibim, dünya benim hatrıma dönüyor, sadece ben, ben, ben...
    Bu tiplerden kurtulmanın kesin çözümü hesabı silmek ya da hesaptan bu gibi insanları silmek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kesinlikle. en mantıklısı hesaptan bu insanları silmek olsa gerek. diğerlerinin bir suçu yok sonuçta :(

      Sil
  4. Senin diline düşen yandı valla dikkat edelim. :D Ohhh. Ama güzel eleştiri olmuş. Yazan ellerine sağlık! Ben de bıktım bu görgüsüzlerden. Yani fotoğraf paylaşılır anlıyorum da evlenir evlenmez fotoğraf paylaşanlar, düğününde canlı yayın yaparlar, meziyetleriyle gösteriş yapmaya çalışanlar... Bunlardan bunaldım. En iyisi takipten çıkmak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hahahha annem de bu yorumu yapmıştı. ben gerdek gecesini paylaşan gördüm, bayaa yatak odasının her köşesini çekmişti :/

      Sil
  5. Merhabalar.
    "Günümüzün Görgüsüzleri" başlıklı yazınızdaki tespitlere aynen katılıyorum. Görgüsüzlüğün kalemlerinde de artışlar oldu. Cesurca bir yazı dizini olmuş, kaleminize ve yüreğinize sağlık ve mutluluklar dilerim.
    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
  6. Trajikomik. Hastanede yatan babasına dua istemeyenler mi ararsın, deprem olduğunu bildirmede yarışanlar mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sizin o yazınızı da okuyup dehşete düşmüştüm. insanlarımız gerçekten zıvanadan çıktı.

      Sil
  7. Keyifle okuduğum yazının son noktasına kadar katılmamak imkansız.^^

    YanıtlaSil
  8. görgüsüzlük (uyumsuzluk, uygunsuzluk vs) herşeyin temelinde biricik bir neden yatıyor o da daha önceden karşılaşılmamış olması, görgüsüzlüğün tarihi insanlık tarihi kadar eskidir, mağara döneminin insanlarında bile vardır bu, zamanla o mağara daha donanımlı ve estetik bir yapıya büründü, mesela gelişigüzel resimler ve abuk sabuk şeylerin çizildiği mağaralar da var, daha estetik çizimli mağaralar da, örneğin belirli duvarları kullanılırken, başka bir mağarada sadece tablo niyetine kullanılan daha düzgün duvarlar da var.. o dönemden bu zamana görgüsüzlük hep içimizde var, çünkü insanlık ilerledikçe ya da en doğrusu değiştikçe diyelim; alışkanlıkları da değişiyor, keşifler beraberinde zenginliği yeni bilgileri getirirken görgüsüzlük bir gölge gibi medeniyetin peşinden geliyor, o bizim bir parçamız, ondan kurtulamayız, çünkü o bizim gölgemiz, tepemizde bilgi namına ne varsa güneşten gelen ışıklarla birlikte geliyor, ışık varsa gölge de olacak demektir bu.. sosyal medya bana göre hala emekleme dönemini yaşıyor bu yüzden adeta sağanak bir yağmur gibi görgüsüzlüğün tepemize yağdığını hissediyoruz, yok canım! bunu da mı yaptılar! refleksimiz hafiften geride kaldı,, artık meydanlar, tepemizde bizi yönetenler, çevremiz ve işte şu ortam, internet, görgüsüzlerin tıklım tıklım doldurduğu mekanlar haline geldi,, bu zamanla azalacak, tükenecek, beğenmediğimiz o saçma sapan hareketler elbette son bulacak, ama görgüsüzlük gölgesi bizimle birlikte olmaya devam edecek, yeni yeni saçmalıklarıyla.. bunu anlayıp kabul ettiğimiz de kendimizi o kadar germiyor, sinirlenmiyor ve zayıf düşmüş hissetmiyor oluruz, çünkü biz gölge değiliz.. onlar bizim gölgemiz..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bence mağara duvarlarına yapılan görsellerin görgüsüzlükle alakası yok, biraz yetenek meselesi :) bazıları daha iyi çizmiş, bazıları berbat :)

      Sil
  9. Süpersin, bazı duygularıma tercüman olmuşsun. Facebook u kapatma sebebimdi, instagramda tercihimi iyi fotoğrafları görmekten yana kullanıyorum şimdilik :)
    Zevkle okudum, ellerine sağlık
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  10. bir arkadaşım var bu yeni sevgili gurubuna dahil olanlardan :) her yeni sevgilisiyle 1500 tane fotoğraf yükleyip ayrılınca fotoğrafları silmek zor geldiği için hesabı kapatıp yeni hesap açıyor zaten oradan anlıyorum ayrıldığını sonra yeni sevgili yapıp onunla da 1500 fotoğraf yüklüyor döngü böyle devam ediyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bu kızlardan çok var galiba. ay çocuklarımızı kimlerle evlendiricez? :(

      Sil
  11. :)) Dobra dobra bir yazı olmuş. Tarzınızı çok beğendim. Sevgiler

    YanıtlaSil
  12. :) Allah seni napmasın yaaa :) insta şeysileri bunlar :)

    YanıtlaSil
  13. Merhaba
    Dediklerinin hepsi doğru ve insanlardan artık bıktım.
    İnstagram gibi bir yerden sadece arkadaşlarımı takip etmek için kullanıyorum ve onun haricinde bir şey izlemiyorum bakmıyorum.
    Sevmiyorum desem yeri :)
    Kitap okumak blogları gezmek daha keyifli :)
    İnsanların her yerde yalancılıkları ortaya çıkıyor Çünkü kimse ne o kadar zengin ne de mutlu :) hahah
    Banada beklerim geri döndüm bloguma:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hemen geliyorumm :) tekrar aramıza hoşgeldinn

      Sil
  14. Okurken hak verdim, sonra yorumlara geldim. Bende dahil herkes hak veriyorsa bu görgüsüzler kimler :) :)
    Şaka bir yana acınası bir durum.
    Bir iki sene önce akrabalarla piknige gitmiştik. Kuzenle anın tadını çıkarırken akrabamız " boşuna mı geldik, resim çekilelim " dedi. Biz " bu foto için çok uğraşıldı" paylaşımı yaparken o kişi resme dahi bakmayan eşi ile bol bol mutluyuz pozu paylaşmıştı. Aynı yöne dahi bakamazken nasıl mutlu numarası yaparlar anlamış değilim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çünkü kimse mutsuz değil, herkes o kadar mutlu ki.. :(

      Sil
  15. Bir çok ama bir çok paylaşımı görünce "anaaa bu dünyadaki tek İsaura ben miyim yoksa?" diye aklımdan geçiyor valla. Bunlar hiç evde yemek, temizlik yapmaz misela ;-)

    YanıtlaSil

Bi sesin çıksın..