2 Kasım 2017

Ivır Zıvır 66

Karadenizliyim fakat çaydan nefret ederim. Yaklaşık 1 aydır 2 çay bardağı kadar içmişimdir hepi topu. O da arkadaş hatrına falan olmalı. Yoksa aman çay demleyim, aman içeyim asla demem. Her sabah erkenden uyanır, 5 tane portakalı sıkar, bol peynirli, tereyağlı, domatesli ve ballı kahvaltımı yaparak başlarım güne. Çay içtiğim an, tüm tazeliğini kaybetmişim gibi olurum kahvaltımın. Dışarda taze sıkılmış portakal sularının taze sıkıldığına da asla inanmam. Zira evde sıkıyorum, dışarda içtiklerimle alakası yok. Su mu katıyorlar, başka bir şey mi bilemem, günahları boyunlarına. Ama inanılmaz gaz yapıyor. Gazı alsın diye yeni bir yöntem buldum, yarım da limon ekliyorum. Bugünlerde portakalım yok, ıhlamur kaynatıyorum. Ihlamur içince hasta mısın diye soranlar oluyor, illet oluyorum. Ben size çay içince hasta mısın diye soruyor muyum? Ihlamur da bir çeşit çay işte. 

İçki içtikçe ayrıldığı karısını arayan ayyaşlar gibi, canım sıkıldıkça "The it crowd" izliyorum. 2006 yıllarında yayınlanan bu dizi, özellikle bilgisayarla şu günlerde haşır naşır olan bizler için olabildiğince komik. Yahu her bölümünü ezbere biliyorum fakat her seferinde yine gülüyorum. Canınız sıkkınsa, açın izleyin. Gülerken bana dua etmeyi de unutmayın lütfen :)

Babamlara gittiğimde hep sanatsal bir film izlediğini görüyorum. Çok sıkılıyorum, baba konusu ne bunun diyorum. "siz anlamazsınız çok sanatsal bir film" diyor, gerçekten anlamıyorum. Sonra yatsı namazına giderken, sonunu izleyin gelince anlatırsınız diyor ama asla izlemiyoruz. İzlesekte anlamayacağımız şeyi neden izleyelim Allasen? Gelince de sonunu soruyor, izlemediğimizi öğrenince ufak bir yıkıntı yaşayıp, ikinci sanatsal filmine geçiyor.

Moralim bozulunca ya yazı yazıyorum, ya da resim yapıyorum. Ama galiba moralimin bozukluğu tavan seviyedeyse çok güzel resimler yapabiliyorum. Hatta kendimi kaybediyorum da diyebilirim.

Geçenlerde A kişisi ile oturmuş online oyun oynuyorduk. Bize kardeşim ve arkadaşı da katıldı. Kardşeime "Ne yani, ablanla enişten evlerinde oturmuş, bilgisayar oyunu mu oynuyorlar , hem de online, hem de insurgency?" Kardeşim evet dediğinde "tam hayalimdeki evlilik" demiş. öyle bir iç çekmiş ki, kardeşim haline acımış. Umarım gamer bir kız bulur. Zira ben insurgency de akişisinden iyi oynuyorum. 

Amelie filminin nesini bu kadar beğendiklerini anlamadığımı söylediğimde filmden ne anlıyorsun tepkisi ile karşılaşıyorum. Bir sürü boş beleş insan, Fransız kültürünün ağzımıza sokulduğu, kendimden hiç bir şey bulamadığım, milletin evine gizlice girip bir sürü düzeni bozan insanın baş rol oynadığı, işleri güçleri konu komşuyu dikizlemek olan adamın yer aldığı, es kaza bir kazanın oluştuğu saçma sapan, gereksiz uzun ve çokça zaman kaybı bir film. Başka kültürlere ağzı açık ve suları akarak seyreden, onlar gibi olmaya çalışan, adına modernizm diyen fakat anlamını bilmeyen, yapmacık, sırf popüler kültürün bir parçası olduğu için bu filmi beğenen insanlara da ayrı bir kılım. 


Tanım: Modern sözcüğü latince kökenlidir "yeni, deneysel ve geçmişten uzaklaşan" anlamında kullanılmıştır. Klasik çağda dinin ve kilisenin egemenliği altındaki batı düşünce dünyası modernizm sayesinde dini etkisinden kurtulmuştur.Yine modernizmle birlikte dinin kutsal, soyut ve Tanrı temelli açıklamalarının yerini somut değerlendirmeler almıştır. Modern toplumun en büyük özelliklerinden bir tanesi de dinsel dünya görüşünün zayıflaması ile birlikte dinsel öğretiler etkisini yitirmiştir. 

Bu yüzdendir ki, modernizmi kendime uygun bulamadım asla. Yaşadığım hayatı anlamlandıran şeyin her an değişilebilirliği ile var olan bilimsel bilgi ile değil, dogmatik kurallarıyla değişmezliğinin üzerine inancın yer aldığı dinsel bilgiler alır. O yüzden kusura bakmayın ama modern olabilmek adına, kültürümden uzak, beni bana anlatmayan şeyleri beğenmek zorunda da değilim. Sinematografik olarak iyi diyen olursa -ki beni eleştirenler asla bu konuda bir şey söylemedi- işte o insanlara kesinlikle hak veririm. Diyeceklerim bu kadar.


33 yorum:

  1. hihi çok sevimli anlatmışsın hepsiniiii :) kahvaltıların da süpermiiiş :)

    YanıtlaSil
  2. Çayı ve Amelie’yi bende pek sevmem. Çay tatsız tuzsuz bir şey. Amelie de öyle. Ama filmin müziklerine bayılırım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ah onu atlamışım. sonundaki müziğe ben de hayran kaldım. müzik konusunda harika bence de :)

      Sil
  3. anlatım çok hoş, ellerine sağlık :)

    YanıtlaSil
  4. Bu yazıların mis gibi akıp gidişini çok seviyorumm! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de bu miss gibi yorumu çok sevdimmm :) kalpligözlüsmiley

      Sil
  5. Zevkler ve renkler tartışılmaz..çayı da Amelie'yi de çok severim :-)sizi de seviyorum Büşra hanım :*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yaaa demesene öyleee :)) çok doğru zevk renk meselesi ama çok utandım şimdi :) ben de sizi seviyorum efenim :)

      Sil
    2. :))Sonradan aklıma geldi de Amelie sevmeyenlere 'bir ayrılık ' ve 'elly hakkında ' filmlerini öneririm..daha bize yakın..İran yapımı ama."ııyykk böööğğ" demezseniz :)) bir tavsiyem daha var podcast dinlerseniz: "kaçık prens" iki arkadaş çok matrak muhabbet ediyorlar.keyifle dinliyorum :)

      Sil
    3. ne izlesem diye sağa sola sardığım şu günlerde ilaç gibi geldi bu filmler. hemen listeleyip izliyorum :)

      Sil
    4. Süper:) izleyince fikrinizi de yazmayı unutmayın lütfen

      Sil
    5. heey bir de le passe var aynı yönetmenden o da çokzel :) bi dolu başka iyi iranlı yönetmen de vaar amaaa :)

      Sil
    6. elly hakkında'yı az önce izledim, teknik olarak çok beğendim fakat senaryoyu çok yavan buldum :/ diğerine de bakacağım :)

      Sil
    7. Diğerini daha çok beğenirsiniz sanırım :) deeptone biliyor bakın benim yazmayı unuttuğumu o yazmış:))deep varsa film tavsiyelerin çok memnun olurum ;)

      Sil
    8. merhabaaa yeşiim. film tavsiyeleri. şimdi, iran sineması konuştuğumuza göre, filmlerden çok yönetmenleri sölemek gerek. şu yönetmenlerin bütün filmlerini izleyebilirsiniz. abbas kiorastami, bahman ghobadi, macid macidi, samira ve muhsin mahbalbaf, bunlardan başlarsınız mesela. farklı sinemalar için lübnanlı nadina labaki de çok iyi. karamel filmiyle başlayabilirsiniz. bunun dışında, malezya, indonezya sinemaları da var örneğin. assalaamun aleykum beijing adlı film ile suri hatu mr. pilot adlı dizi iyiler. tunus filmi bab aziz de çok iyi. bakın, blogumda yüzlerce film de var. film başlığında. ordan da seçebilirsiniz ayrıca :)

      Sil
    9. Teşekkür ederim deep:)zahmet edip uzun uzun yazmışsın..ilk söylediğin isimleri biliyorum çok da seviyorum..diğerlerine de bakıcam en kısa zamanda.. ben gerçek sinemayı keşfedeli daha 2-3 sene oldu:))filmler üzerine muhabbeti seviyorum.ilk fırsatta bloğunu ziyarete gelicem

      Sil
    10. yeşim.

      tamam. gelirsin işte konuşuruz. gerçek sinema tamam. yoğun ilgi alanımdaaaa :)

      Sil
  6. Merhabalar! Düzenlediğim çekiliş için http://iremvekitaplar.blogspot.com.tr/2017/11/cekilis-sonucu.html?m=1 bu yazıma göz atabilirsin :)

    YanıtlaSil
  7. Çayı ben de sevmem ama ıhlamura hayır demem. ^^ Amelie'de ise sevdiğim şey o kızın düzen bozuculuğu sanırım. :)

    YanıtlaSil
  8. Büşra,bizim oralarda yani bizim köyde eskiden kahvaltıda ıhlamur içilirdi. Normal çaya kara çay denirdi ve sadece misafire demlenirdi. Ordu’nun Saraycık Köyü. Okurken çocukluğuma gittim. Ben de çay içmeye 35 yaşımdan sonra alıştım,uzun hikaye,bir ara anlatırım. Babana bayıldım😂😂😂 saygı ve selamlarımı ilet. Amelie filmini o kültürün gözünde izlersen bir anlam içeriyır ama bizim Türk gözüyle izlersen saçma geliyor. En iyi anlaştığın kişiyle bile zaman zaman beğeni farkları yaşamak normal tabi ama sende sinema zevki olmada Tim Burton sevmezdin yahu 😂😂 Bizim buralarda havalar sabah buz, öğleden sonra bahara çalıyor. Hayır mektuba cevap verir gibi oldu yorumum da, oradan bağlayayım dedim 😂😂😂😂

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben hala alışamadım. üniversitede alışırsın dediler, yok. eşin severse alışırsın dediler, ama onu da soğuttum sanırım :))

      Tim burton harika bir insan ya, bence inanılmaz üretici. en çok o yüzden seviyorum :)) Ama havaların iyi olmasına çok sevindim. umarım çoluk çocuk da iyidir, gözlerinden öperim :)) mektubunu keyifle okudumm

      Sil
  9. Ben çayı da seviyom Amelie'yi de seviyom ay çok utandım şimdi yav 😳 Heheh yine de beni seviyosun di miiii 😆

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. senin yerin bende ayrı Handancım, sen istediğin her şeyi sevebilirsin, ben de seni severim :)

      Sil
  10. Bİlgisayar oyunu hariç aynı ben :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. işte bu yüzden iyi anlaşıyoruz bence :)

      Sil
  11. Ben de çayi ender içerim kahveciyim genelde 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bende ikisi de yok maalesef. ama kahve keyfim olsun diye az uğraşmadım değil hani

      Sil
  12. Sabah sabah portakal sıkmak. Hiç yapmayacağım bir şey, hoş normal zamanda da yapmam ya :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aaaa harika oluyor, bence denemelisin :)

      Sil

Bi sesin çıksın..